• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/sukur.bilir
  • https://api.whatsapp.com/send?phone=+905064988930
  • https://twitter.com/sukurbilir
  • https://www.instagram.com/sukurbilir
Şükür Bilir
sukur@sukurbilir.com
Ruhsal Özgürlüğün Anahtarı Affetme ve Bırakma Sanatı
14/04/2020

Hayatımız boyunca başkalarının sözleri, davranışları ya da kendi hatalarımız nedeniyle kırıldığımız anlar yaşarız. Bu deneyimler zamanla birikip kabuklar oluşturarak ruhsal yükler haline gelip hem zihinsel hem de fiziksel sağlığımızı etkileyebilir. Bu da yaşamımız üzerine ciddi bir etkisinin olduğunu gösterir. Affetme ve bırakma sanatı, bu yüklerden kurtulmanın ve daha özgür bir yaşam sürmenin kapısını aralar.

Affetme ve Bırakmanın Gücü

Affetmek, sadece karşımızdaki kişiyi bağışlamak anlamına gelmez; aynı zamanda geçmişin yükünden kurtulmayı ve kendimizle barışmayı da ifade eder. Yıllarca taşıdığımız o tortulardan arınmayı kurtulmayı ifade eder. Bırakmak, geçmişteki olumsuz deneyimlere, duygulara ve takıntılara tutunmayı bırakmaktır. Bu anda kalarak, kabullenme ve ileriye bakma sürecidir. Bırakmak, yalnızca geçmişle değil, aynı zamanda kontrol edemediğimiz şeylerle barışmayı da kapsar. Hem kendimizi hem de başkalarını affetmek, geçmişi bırakmak kendimize yapacağımız en yüce iyiliklerden biridir.

Ø Affetmek bırakmak, geçmişe takılmayı önleyerek zihinsel huzur ve dinginlik sağlar. Bu da daha net kararlar almanıza yardımcı olur ve eylemlerinizi hızlandırır kolaylaştırır.

Ø  Affedip bıraktığınızda, insanlarla daha sağlıklı ve uyumlu ilişkiler kurmaya başlarsınız. Hem farkındalığınız artmış olur hem de yaydığınız titreşim değişir.

Ø  Araştırmalar, affetmenin fiziksel olarak da bizi etkilediğini stres hormonlarını azalttığını ve bağışıklık sistemini güçlendirdiğini göstermektedir.

Bazen sıkışıp boğuluyormuşuz gibi hissederiz. Ya da ne yapsan seni tatmin etmez bir türlü mutlu olamazsın. Bazen de fiziksel olarak alerji vb gibi durumlar yaşarsın. Hatta kanser vakalarının birçoğu da bu yükleri atamamızdan kaynaklanır. Eskilerin bir deyimi vardır ‘üzüntüden ince hastalığına yakalandı’ yani üzüntüden verem oldu. Tüm yaşamımızı sağlığımızı etkileyen bu durumdan kurtulmak için atılacak adımlar belli aslında ve şimdi bunlara bir bakalım

Duyguları Kabul Etmek
Öncelikle, hissettiğiniz öfke, üzüntü veya hayal kırıklığını kabul edin. Bu duyguları bastırmak yerine anlamak, affetme sürecinin başlangıcıdır. Duygularınızı anlayın ve karşı taraf için empatide bulunurken gözlemci olarak yaşadığınız durumu değerlendirin. Göreceksiniz ki farklı bir bakış açısı elde edeceksiniz ve olayları daha farklı değerlendireceksiniz.

Mektup Yazma Tekniği
Sizi inciten bir kişiye ya da deneyime hitaben bir mektup yazın. Bu mektubu göndermek zorunda değilsiniz. İfade etmeniz bile bazen yeterli olur. İfade edilemeyen her duygu düşünce size yüktür. Tüm bu sıkışmışlıkların taşkınlıkların altında ifade edilemeyen duygular vardır. Duygularınızı ifade etmek, içinizdeki yükleri serbest bırakmanın etkili bir yoludur.

Olumlamalar Kullanmak
İnansanız da inanmasanız da beyin bunu gerçek kabul ediyor "Geçmişin yüklerini bırakıyorum" veya "Kendimi ve başkalarını bağışlamaya hazırım" gibi olumlamalar, zihninizi yeniden şekillendirmeye yüklerinizi bırakmaya yardımcı olabilir. Bunu her şeyden önce kendi rahatınız özgürlüğünüz için yapmalısınız. Kafanızdaki itirazları bir kenara bırakın. Affetmek kabullenmek ve doğru bulmak değil, önünüzde duran engeli tutup bi kenara ait olduğu yere bırakıp yolunuzu açmak yolunuza devam etmektir.

Meditasyon ve Görselleştirme
Meditasyon ile yukarıdaki tüm saydıklarımı daha kolay yapabilirsiniz. Meditasyon sırasında sizi zorlayan bir olayı veya kişiyi gözünüzde canlandırarak affedip bırakabilirsiniz ve o yükün sizden uzaklaştığını hayal edip bu yükleri üzerinizden atabilirsiniz. Bu sizi en iyi şekilde destekleyecek olan etkili bir yöntemdir ve bazen mucizelere yol açar.

Küçük Ritüeller
Bırakmak istediğiniz bir şeyi sembolize eden bir nesneyi suya bırakmak veya bir kağıda yazıp yakmak gibi ritüeller, zihinsel yüklerden fiziksel olarak kurtulma hissini güçlendirebilir. Yukarıdaki tüm çalışmalarla birlikte bunu da ekleyebilirsiniz.

Ruhsal Özgürlüğün Anahtarı

Affetmek ve bırakmak, yalnızca geçmişteki yüklerden kurtulmakla sınırlı değildir. Bu süreç, bireyi daha hafif, daha mutlu ve daha özgür bir yaşamın kapısına getirir. Üstelik, affetme ve bırakma alışkanlığı geliştirmek, kişinin diğer zorluklarla baş etme becerisini de artırır. Affetmeyi öğrendiğinizde ve bu farkındalığa ulaştığınızda ruhsal özgürlüğün anahtarına da sahip olursunuz. Erdemli biri olmak insani değerlerin en yücelerindendir ve bunun içerisinde hoşgörü, olgunluk, anlayış, farkındalık, bağışlama yer alır. Bağışladığın her durum ve kişi gittiğin bu yolda senin vermen gereken sınavındır. Bu duygunu tetikleyen şeyin ne olduğunu anlaman ve çözümlemen gerekir. Affetmek ile ilgili youtube sayfamda bir video anlatımım bulunmaktadır. Belki daha faydalı olabilir.

Dervişler ve erenler arasında söylenilen bir söz vardır ‘Buğday ektin de arpa mı biçtin’ Seni tetikleyen şey ne? Eğer hala zorlanıyorsan ve profesyonel bir destek almak istersen

📩 Benimle iletişime geçerek destek alabilirsin

sukurbilir@gmail.com

WhatsApp: 0506 498 89 30

 


 



10 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Bilinçaltı Günlük Hayatımızdaki Sessiz Güç - 07/05/2020
Görünürde bilinçli zihnimiz kararlarımızın ve eylemlerimizin yöneticisi gibi görünse de, asıl perde arkasında bilinçaltımız oldukça etkili bir rol oynar.
Meditasyon ve Farkındalıkla Dinginliğin Gücü - 05/02/2020
Modern dünyada hızla akan zaman ve sürekli artan talepler, bizi giderek daha stresli bir yaşamın içine sürükler. Ancak meditatif uygulamalar ve farkındalık (mindfulness), bu karmaşa içinde bir sığınak sağlar.
Kişisel Gelişimin Hayatımıza Yansımaları - 10/12/2019
Hayatın hızla değişen koşullarında bireysel olarak ayakta kalabilmek, anlamlı bir yaşam sürebilmek ve içsel tatmine ulaşmak için kişisel gelişim, vazgeçilmez bir araçtır.
ZİHİNSEL YORGUNLUK ve TÜKENMİŞLİK SENDROMUNUN ÜSTESİNDEN NASIL GELİNİR? - 07/10/2019
Son zamanlarda kendini sürekli yorgun, isteksiz, hatta tükenmiş mi hissediyorsun? Sanki hiç durmadan düşünüyor ama bir türlü çözüm bulamıyormuşsun gibi mi geliyor? Çabaladıkça tüm çabaların boşuna mı gidiyor?
Düşündüğün ve Hissettiğin Kadar Sağlıklısın - 01/05/2016
Hep deriz iyi düşünelim iyi olsun. Ve kendimizi sürekli olumlu cümle kalıplarıyla telkin etmeye çalışırız. Evet ne düşündüğün çok önemli ve olumlama çalışmaları yapmanda.. Peki ya hissettiklerin? Duyguların? Ya onlar düşündüklerini doğrulamıyorsa
Tüm Kainat Seni Koşulsuz Seviyor - 01/03/2016
Hepimizin çevresinde mutlaka vardır. Huysuz, aksi, geçimsiz insanlar. Bazen işyerinde partneriniz, bazen okulda arkadaşınız, bazende apartmanda sokakta komşunuz. Çocuk, genç, yaşlı kaç yaşında olursa olsun anlaşmak zordur. Bırakın iletişim kurmayı
Bilinçaltını Yeniden Programlamak mümkün mü? - 01/02/2016
Bilinçaltını formatlama, yeniden kodlama.. Son zamanlarda çokca duyduğumuz cümleler. Peki bunları yapmak gerçekten mümkün mü? Bilinçaltıyla çalışan bir terapist olarak rahatlıkla mümkün diyebilirim. Elinizde bir bilgisayar olduğunu ve bu bilgisayarın
Bilinçaltı Hayatımızı ve Sağlığımızı Nasıl Etkiler - 01/12/2015
Ne kadar anlatıp dursak da derinliği bitmeyen bir konu bilinçaltı.. Daha önceki sayıda bilinçaltının saniyede 3 milyon birim bilgi depoladığını ve bu bilgilerle de bilincimizi oluşturduğundan bahsetmiştik. Bilincimizde oluşan bu düşünceler ve inanç
Bana Düşüncelerini Söyle, Sana Hayatının Nasıl Olacağını Söyleyeyim - 01/10/2015
Artık herkesin aşina olduğu bir konu bilinçaltı. ama hala birçok konuda eksiğiz ve puzzle'ın parçaları bir türlü yerine oturmuyor. Bilinçaltının anlaşılması zor, kontrol etmek imkansızdır diyoruz. Ve hala yaşamımızdaki sorunların sebebini dışarıda